• https://www.facebook.com/celaldemir47
  • https://twitter.com/celaldemir63
    • Celal DEMİR
    • Yazar, çevirmen
    • Celal DEMİR
    • Yazar, çevirmen
    • CELAL DEMİR
    • Yazar, çevirmen
    • Celal DEMİR
    • Yazar, çevirmen
    • Celal DEMİR
    • Yazar,çevirmen

Edebi Düşünüşte Şiirin İki Temel Dayanağı


Edebi Düşünüşte Şiirin İki Temel Dayanağı

Edebi düşünüşte şiirin anlam alanını belli bir çizgide olduğunu kavramak için temel ve yan kavramlara bakmak çoğu zaman tek başına yetmiyor. Şiirin anlamsal bütünlüğünü ve  dağınık  içeriğini anlamak için  kavramların cümle içindeki itibarları çoğu zaman bizim nazarımızla şekillenir. Diğer bir deyişle şiirle iletişim kurmak, temel ve yan kavramların gebe olduğu anlamları bilmek çoğu zaman yeterli olmuyor. Zira Şairin kursağındaki his ve düşüncelerin yazıya şekil vermesi çok zordur. Araplar :      المعني في بطن الشاعر  ‘’ Şiirdeki anlam,şairin içinde gizlidir.’’ Diye deyimsel bir şekilde şiirle iletişim kurmada sözcüklerin şekil verdiği anlamın yetersiz olduğuna vurgu yapmışlardır. Her ne kadar şiirin anlam alanını belirlemede sözcüklerin yeri büyükse de şiirin içinde saklı olan gizemi ortaya koymada yetersizdir çoğu zaman…
Çağdaş anlambilime göre şiir, iki temel düzenlemeyle okurunun karşısına çıkar. Seçme ve birleştirme… Seçmede anlatılmak istenen düşüncenin karşılayacağı kavramı doğrudan belirleyip okura aktarmak esastır. Bu da okuyucuda bir duygunun, beğeninin, hazzın oluşmasını sağlar. Birleştirmedeyse anlatılmak istenen düşüncenin karşılayacağı temel kavramlar doğru bir şekilde birleştirilirse etki gücü yüksek anlamlar oluşturur. Yani etkileyici anlam zuhur etmiş olur. Anlambilimciler bu yönüyle şiirin şiirsel işlevini büyük ölçüde bu şekilde yerine getirdiğini söylerler.
Tüm bunlara rağmen şiirin görünen dilinin yanı sıra birde görünmeyen dili vardır. İşte bu dil şairin tasavvurundaki duyguların, acıların, sevinçlerin, kaygıların, hazzın o anki bedensel olarak yaşanan şekli ve biçimidir. Edebi yazılarda bu olgu hiçbir zaman okura ulaştırılamaz ve ulaştırtması imkânsızdır. Zira okur, çoğu zaman şiire konu olan acıyı okuyunca üzülmesi gerektiği yerde haz alır. Yani kısaca anlatılan şaire, anlaşılan da okura bağlı olarak şekil alır. Hatta her kurun ve  her şairin kendine has anlama ve algılama yöntemi vardır.
 
Hoşça kal Sevgilim, sevgili vaktim.
İşte gidiyorum öksüz kalan kalbim.
 Senin olsun her şeyim…
Dilime doladığım sözcükler,
Gelişi güzel gelen neşeler,
Gidişi bitmeyen hüzünler
 Ve şımarık duygular senin olsun...
Yaşamak mı, onu görmedim
Sıcak bir yuva denince mezara koştum
Saat çaldı, hem de her şeyimi 
Hoşça kal sevgilim, sevgili vaktim hoşça kal 
 
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam8
Toplam Ziyaret24010
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.43016.4559
Euro7.08467.1130
Hava Durumu
Saat