• https://www.facebook.com/celaldemir47
  • https://twitter.com/celaldemir63
    • Celal DEMİR
    • Yazar, çevirmen
    • Celal DEMİR
    • Yazar, çevirmen
    • CELAL DEMİR
    • Yazar, çevirmen
    • Celal DEMİR
    • Yazar, çevirmen
    • Celal DEMİR
    • Yazar,çevirmen

Ağlamak şairlerin ata mesleğidir

Ağlamak şairlerin ata mesleğidir.
Ağlamak, gönül gözeliğinin, yumuşaklığın ve merhametin simgesidir. İster Allah aşkı, ister Peygamber aşkı, isterse de gönül mahzenine dalıp, duygulanıp gözlerden yaşlar aksın...Yeter ki gözler ağlamasını bilsin.
Gözyaşı, şairlerin baba mesleğidir. Gözyaşını arkadaş edinmiş nice şairler vardır edebiyatımızda. Gözlerden akan yaşlarla duyguları sel gibi akıtan şairlerimiz vardır. Ağlamakla teselli bulur şairler… Yüreklerine serin bir esinti eser ağlamakla…
Ağlamak, kimi şairler için hazzın doruğundaki duraktır. Şairler, bazen söz oyunlarıyla gözyaşlarını öyle anlatır ki şaşırıp kalırsınız. Hayranlığınızı o şiirin orta yerinde bırakıp yol alırsınız. Cümlelere öyle elbiseler giydirilir damat gibi tezyine bürünüp okuyucunun karşısında heykel gibi durur. Zaten şiiri herkes yazamaz. Şiir yazmak için kimi zaman hüznün, aşkın, sevginin en sonundaki hala ulaşmak lazım. Aşktan dudakları çatlamış, ağlamaktan yüzünde oluk oluşmuş dillerin terennüm ettikleri şiirler şiir türlerinin en genç olanıdır.
Kıyas eyler mi Nil-i Mısra ol Yusuf-lika yaşum
Ânun mikyası yokdur durmaz ol mâ dâima artar
                                                                       Bakî
( Gözyaşımı Nil nehrine kıyas eder mi o Yûsuf yüzlü sevgili?
 Benim gözyaşımın ölçüsü yoktur,daima artar gider.)
Bu dizelerde olduğu gibi şairler zaman zaman ağlamasını Nil Nehrine bile kıyas edilmesini yeterli bulmuyor. Şair, öyle bir hâl üzerinde oltasını tutmuş ki ağlayışları denizler kadar derin… Böyledir işte Şairin ağlaması… Okuyucu,  bunca kıyasa rağmen bu ve benzeri şiirleri okuyunca adeta kendinden geçer. Çoğu zaman bu tür mısraların eteğine yapışmak için kendinden bir parça salıverir tahayyüle. Duraksayıp defalarca okumak ister..
Şair, teşbih sanatını kullanarak ağlamasını yağmura, denize, akıp giden her şeye benzetmesine rağmen ağlamaktan dolayı şikâyetçi olmaz hiçbir zaman; çünkü ağlamakla büyük bir ünsiyet kurmuştur. Ağlamak, onun teskin olmasına refakatçilik etmiştir. Şair,  içindeki en âri sözcüklerle ağlamasına şekil verir. Kendini bu sözcüklerle kendisi için kulpu olmayan hayata tutunmaya çalışır. Ağlamak, şair için öteden gelen bir ata yadigârı mesleğidir.
 
 
( Düşlerime sığındım, yıkılırken zihnimdeki sevinç dizeleri
Kendime adadım hüznü, boy boy büyürken çocukluk yılları )
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam6
Toplam Ziyaret24008
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.43016.4559
Euro7.08467.1130
Hava Durumu
Saat